10 Temmuz 2006 Pazartesi

Beynimin en aktif olduğu zamanın,uykuya en yakın olduğum zaman olduğunu farkettim.Uykuya olan direncimi bu şekilde açıklayabilirim.Bu durumda gündüz yaşadığım konsantrasyon eksikliği ve durgunluk ise geceden kalma yorgunluğumun eseri oluyor.

Bitkisel normal bir insan.Çok sık yalnız kalmaya ihtiyacı oluyorsa bu hep zamanı iyi
kullanamamasından.

7 yorum:

tesadufen dedi ki...

yalnızlıgı kendine zaman ayırmak olarak degerlendirmek oldukca umut verici..

Sulin dedi ki...

ne zaman uyumaya karar versem kalkıp dandik şeyler yaparım ya da yapmayı düşünürüm, mesela yemek yapmak, temizlik yapmak.. ama gündüzleri bunları düşünmekten uyumadığımdan veya kalkıp bakıp geri oturduğumdan yorgun olurum hiç birşey yapamam. gece kuşu olmanın zararları!!

dirtybird dedi ki...

bi de uykuyla uyanıklık arasında kalan o tatlı anları dene derim ben.

cenkunal dedi ki...

Aynı durum bende de oluyor.
Gecenin bir vakti müthiş uyku bastırıyor,ama o ölüm noktasını aştıktan sonra beynim motor gibi çalışıyor ve en parlak fikirler,en keskin duygular o anda oluşuyor beyin kıvrımlarım arasında.

tuhaffiye dedi ki...

ben de uyumadan önce algılarım açık olduğu için hep bir şeyler okurum. kısa süreli verimli dakikalar. fakat kelimelerin yorduğu gözlerim "kapattık arkadaşım. sana da algılarına da..." diyerek beni sinir ediyolar. uyku en güzeli ama.

casus kedi dedi ki...

ben de aynı durumları yaşıyorum gece. nedeni uykunun beyni çalıştrıması mı bilemiyorum ama. gecenin sessizliği bence daha büyük bir etken. uykusuzluğun getirdiği yorgunluk ise gündüzleri tüm ilişkileri olumsuz etkiliyor ben bunu gördüm

deniz dedi ki...

ahh ben de zamanı kullanamıyorum:( bir türlü planlı programlı olamıyorum,rahat bi insanım galiba.